|
|
|
Var
mısınız?
Uzun zamandan beri ayrı
kalmıştık. İcmal bir üniversite idi. İnsan yetiştiren, sistemleri yapan
insanı, eğiten bir üniversite. 1983 yılından itibaren bu kutsal vazifeyi
ifa etmiş, binlerce memleket evladının yetişmesinde de başucu kaynağı
olmuştu. Şimdi yine beraber olmanın mutluluğunu ve de muhabbetini
yaşayacağız. İç oluştan mahrum insanlığa yine değişmez ölçüleri
kazandırarak, bu oluşu kemale erdirecek, nefsine, nesline ve de bütün
değerlerine sahip çıkabilme isteğini ve de zaruretini şart kılacak, yeni
bir seferberlik ilan edecek ve can, mal, namus, din ve vicdan
emniyetlerinin yaşandığı bir dünyaya hep beraber yürüyeceğiz.
Şimdi daha da güçlü
yetişen insanımız, istikametinden sapmadan fildişi kuleye, siyaseti de
kendi alanı yaparak kavuşacaktır. O zaman her şey tamamdır.
Küreselleşme denilen
oyunla, dünyanın, beş–on insan tarafından sömürülen bir kaynak haline
getirildiği, IMF'sinden Avrupa Parlamentosu'na kadar güce tapıldığı,
Hakk'a kul olmanın horlandığı ve hakir görüldüğü, insan hakları ve
demokrasi sakızının çokça çiğnendiği ancak zulmün, vahşetin ve esaretin
hakim olduğu bir dönemi yaşıyoruz.
Değişmez doğrularla
siyasete soyunan, ancak basit menfaatler karşılığı hakikatleri ayaklar
altına alıp, özlediği dünya ile haçlı kutsallarını değişenlerin
Türkiye'sinde yaşıyoruz. İnanan insanların hepten yalnızlaştığı,
çepeçevre kuşatıldığı bir coğrafyada yaşıyoruz.
Bütün ölçüleri sarsılmış,
hak–batıl, doğru–yanlış, güzel–çirkin mikyasında örfü, adeti, geleneği
ve de maneviyatı ölçü olmaktan çıkarmış, hatta hakka batıl, batıla da
hak diyenlerin, kilise duvarlarından medet umanların iflas ettirdiği,
müflislerin çoğunlukta olduğu, Hakk'a tapanların parmakla sayılacak
kadar azaldığı bir coğrafyada yaşıyoruz.
İşte böyle bir dünyada ve
böyle bir ülkede çıkıyoruz.
İnsanları maddi ve manevi
bunalıma sürükleyen bir zaman diliminde; şimdi çıkıyoruz. Vatanın
bölünmesi, parçalanması konuşulurken, diğer yanda süper güç ABD'nin
rakip tanımazlığı ile nefisleri ilahlaştıracak dünya imparatorluğu
tavrı. Diğer yanda, içinde olmak istenilen AB. Sözde geleceği parlak
görünen Çin'in de hakimiyeti konuşulmakta. Tekniği ve sanayisi ile
Batıya rakip olan Uzakdoğu.
İşte böyle bir dünyada ve
böyle bir zamanda yine İcmal... Cankurtaran simidi gibi fertten
cemiyete, devletten millete herkesi kucaklayacak... Mutlak kurtuluşu
basit dünyalığa değişen gafil siyasileri bile. Millete ve devlete hayat
iksiri olacak kadroyu icraata hazırlayacak.
"Merhaba Kainat Devleti
Türkiye" diyecek hareket...
Sadece hareket değil,
icraat...
Neticeye hep beraber
yürüyeceğiz.
Şimdi, büyük millet, asil
dostlarım!
"ABD ve AB olmazsa olmaz"
diyenlere, nasıl olacağını ispat edelim. Biz varız!
Siz de var mısınız? |